e-Duruşmada Islak İmza 31 Ekim'de Kalkıyor — Altı İstisna Dışında
31 Ekim 2026'da yürürlüğe girecek düzenlemeyle, ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılanlar bakımından elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacak. Altı işlem bu kapsamın dışında tutuldu: ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, feragat, kabul ve sulh.
e-Duruşmada Islak İmza 31 Ekim'de Kalkıyor — Altı İstisna Dışında
Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılan bir vekilin, duruşma tutanağını nasıl imzalayacağı, e-duruşmanın yaygınlaşmasından bu yana pratikte en çok takılınan noktalardan biri oldu. Fiziken salonda olmayan kişinin, salondaki kâğıda ıslak imza atması beklenemez; ama kanun imzayı arıyor.
31 Ekim 2026'da yürürlüğe girecek bir fıkra bu düğümü çözüyor. Ve çözerken, hangi işlemlerin bu kolaylığın dışında kalacağını tek tek sayıyor.
Yürürlük tarihi neden 31 Ekim
7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı ve maddelerinin büyük kısmı yayım günü yürürlüğe girdi. Ancak Kanun'un 26. maddesi üç maddeyi ayırdı:
"b) 11 inci, 12 nci ve 22 nci maddeleri yayımı tarihinden itibaren üç ay sonra,"
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 149. maddesine fıkra ekleyen madde, 22. maddedir. Dolayısıyla bu düzenleme, yayımdan üç ay sonra — 31 Ekim 2026'da — yürürlüğe girecek.
Aynı bentte sayılan diğer iki madde (Türk Medenî Kanunu m.440 ve m.444), satışların UYAP'a entegre elektronik satış portalında yapılmasına ilişkindir. Üç maddenin ortak özelliği bilişim altyapısında karşılık gerektirmeleridir; üç aylık sürenin bu ihtiyaçla ilgili olduğu düşünülebilir.
Eklenen fıkra
7589 sayılı Kanun'un 22. maddesi, 149. maddeye üçüncü fıkradan sonra gelmek üzere şu fıkrayı ekliyor ve diğer fıkraları buna göre teselsül ettiriyor:
"Ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler hakkında, 154 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (ç) bendinde belirtilen ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ile sulh olma hâlleri hariç olmak üzere, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmaz."
Kural ve istisna aynı cümlede. Kural: elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmaz. İstisna: altı işlem bakımından uygulanmaya devam eder.
Kimleri kapsıyor
Fıkra, kapsamı 149. maddenin kendi yapısına bağlıyor: "bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilenler".
- madde üç ayrı kategori düzenliyor. Birinci fıkra, taraflardan birinin talebi üzerine, talep eden tarafın veya vekilinin bulundukları yerden duruşmaya katılmasına karar verilebileceğini söylüyor. İkinci fıkra tanık, bilirkişi ve uzman için aynı imkânı, mahkemenin resen veya talep üzerine kullanabileceği bir yetki olarak düzenliyor. Üçüncü fıkra, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri dava ve işlerde ilgililerin resen dinlenmesine imkân tanıyor.
Yeni fıkra bu ayrımları yapmıyor; "katılmasına karar verilenler" diyor. Bu ifadenin tanık, bilirkişi ve uzmanı da kapsayıp kapsamadığı tartışmaya açıktır: 149. maddenin birinci fıkrası taraf ve vekili için "duruşmaya katılma" ifadesini kullanırken, ikinci ve üçüncü fıkralar tanık, bilirkişi, uzman ve ilgililer için "dinlenilme" ifadesini kullanıyor. Lafzın dar okunması hâlinde fıkra yalnız birinci fıkradaki hâli kapsar. Bu noktanın uygulamada nasıl yorumlanacağı henüz belli değildir.
Buna karşılık fıkra, başka yerde duruşma icrasına ilişkin hâli kapsamıyor. O hüküm — bugünkü metinde dördüncü fıkra, teselsülden sonra beşinci fıkra olacak — fiilî engel veya güvenlik sebebiyle duruşmanın il sınırları içinde başka bir yerde yapılmasını düzenler ve orada duruşma fiziken yapıldığı için imza sorunu doğmaz.
Dışarıda bırakılan altı işlem
İstisnayı anlamak için 154. maddenin üçüncü fıkrasının (ç) bendine bakmak gerekiyor. O bent, mutlak olarak tutanağa yazılacak hususları sayarken şunu diyor:
"ç) Beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak kaydıyla ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabule ilişkin beyanlar ve sulh müzakereleri ile sonucu."
Bendin kendisi zaten iki koşul içeriyor: beyanda bulunana okunmak ve imzası alınmak.
Yeni fıkra bu bende atıf yaparak altı işlemi kolaylığın dışında bırakıyor: ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh olma. Bir ayrıntı: 154. maddenin (ç) bendi "sulh müzakereleri ile sonucu" derken, yeni fıkra yalnız "sulh olma" ifadesini kullanıyor.
Aralarındaki ortak nokta açık: altısı da davanın kaderini doğrudan belirleyen, geri dönüşü olmayan ya da çok güç olan işlemlerdir. Feragat ve kabul davayı bitirir; ikrar bir vakıayı çekişme dışına çıkarır; yemin ispat yükünü sonuçlandırır; sulh uyuşmazlığı ortadan kaldırır.
Biçimsel güvence tam da bu işlemler için ayakta tutulmuş. Kolaylık yargılamanın olağan akışındaki işlemlere tanınıyor; davayı sona erdiren ya da ispatı sonuçlandıran işlemlere tanınmıyor.
Pratikte ne değişecek
Fıkranın görünür sonucu, ses ve görüntü nakli yoluyla katılanlar bakımından elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin — altı işlem dışında — uygulanmayacak olmasıdır. Fıkra 31 Ekim 2026'ya kadar yürürlükte olmadığından, bu tarihe kadar mevcut hükümler uygulanmaya devam eder.
Daha az görünen ama daha önemli sonuç ise şu: duruşma sırasında altı işlemden birine sıra geldiğinde, rejim değişecek. Aynı duruşmanın bir bölümü imza gerektirmeyen, başka bir bölümü imza gerektiren bir yapıya kavuşacak.
Bu, e-duruşmaya katılan taraf ve vekilleri için önceden düşünülmesi gereken bir durum yaratacak. Duruşmada sulh ihtimali varsa, feragat ya da kabul beyanı gündeme gelebilecekse, bu beyanların nasıl kayda geçirileceği duruşma öncesinde netleştirilmelidir. Aksi hâlde, uzaktan katılım sağlanmış olsa bile o işlem bakımından ayrı bir yol izlenmesi gerekecektir.
Fıkranın söylemediği
Metnin sınırlarını da belirtmek gerekiyor.
Fıkra, elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmayacağını söylüyor; yerine hangi doğrulama yönteminin geçeceğini söylemiyor. 149. maddenin son fıkrası, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yönetmelikte belirleneceğini düzenliyor. Uygulamanın ayrıntısı bu çerçevede şekillenecek.
Fıkra, 154. maddenin üçüncü fıkrasının (ç) bendindeki "okunmak" koşuluna dokunmuyor. İstisna kapsamındaki işlemlerde beyanın beyanda bulunana okunması yükümlülüğü yerinde kalıyor.
Fıkra, e-duruşmaya katılma kararının hangi hâllerde verileceğini de değiştirmiyor. 7589 sayılı Kanun 149. maddenin ilk üç fıkrasına dokunmamıştır; değişiklik yalnızca katılım kararı verildikten sonraki imza rejimini ilgilendiriyor.
Aynı kanun yargılamanın seyrine başka yerlerden de dokundu: duruşmalar arasındaki süreye üç aylık bir üst sınır getirdi (HMK m.147/3) ve belirsiz alacak davasını yürürlükten kaldırıp işlevini kısmi davaya taşıdı (HMK m.107 mülga, m.109/4).
Bu Süreçte Bilinmesi Gerekenler
7589 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 149. maddesindeki değişiklik bakımından ayrı bir geçiş kuralı öngörmemiştir.
Düzenleme 31 Ekim 2026'da yürürlüğe girecek; 7589 sayılı Kanun'un 26. maddesinin (b) bendi, 22. maddenin yayımdan üç ay sonra yürürlüğe gireceğini belirtiyor.
Kural, ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılmasına karar verilenler bakımından elle atılan imzaya ilişkin hükümlerin uygulanmamasıdır.
İstisna altı işlemdir: ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh olma.
İstisnaların ortak özelliği, davayı sona erdiren ya da ispatı sonuçlandıran işlemler olmalarıdır.
Fıkranın tanık, bilirkişi ve uzmanı kapsayıp kapsamadığı, 149. maddenin fıkraları arasındaki "katılma" ve "dinlenilme" ayrımı sebebiyle tartışmaya açıktır.
- maddenin başka yerde duruşma icrasına ilişkin fıkrası bu düzenlemenin dışındadır.
Uygulamanın ayrıntısı yönetmelikte belirlenecektir.
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş ya da tavsiye niteliği taşımaz. Yazıda ele alınan düzenleme 31 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girecek olup, uygulamanın ayrıntısı çıkarılacak yönetmelikle şekillenecektir.