Dolandırıcılıkta Hesabın 48 Saat Askıya Alınması: Ceza Muhakemesi Kanunu m.128/A
7571 sayılı Kanun'la getirilen yeni tedbir, bilişim yoluyla işlenen dolandırıcılık ve kart suçlarında hesabın kırk sekiz saate kadar askıya alınmasına imkân tanıyor. Para mağdura soruşturma aşamasında iade edilebiliyor; hesabı askıya alınan kişi savcılığa başvurabiliyor ve savcı bu başvuruyu yirmi dört saat içinde karara bağlıyor.
Bilişim yoluyla işlenen dolandırıcılıkta paranın izini sürmek bir hız meselesidir. Aktarılan tutar çoğu zaman dakikalar içinde birkaç hesap arasında dolaştırılır ve ceza muhakemesinin olağan elkoyma mekanizması devreye girene kadar ortadan kaybolur. 7571 sayılı Kanun'la Ceza Muhakemesi Kanunu'na eklenen 128/A maddesi, bu hız farkını kapatmayı amaçlıyor.
Kanunun künyesi: 24 Aralık 2025 kabul tarihli 7571 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle eklenen hüküm, 25 Aralık 2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe girdi.
Hangi suçlarda uygulanır
Kapsam sayma yoluyla belirlenmiştir; üç suçla sınırlıdır:
- Nitelikli hırsızlık (Türk Ceza Kanunu m.142/2-e),
- Nitelikli dolandırıcılık (m.158/1-f ve m.158/1-l),
- Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (m.245).
Bu bentlerin içerikleri uygulamada en sık karşılaşılan senaryolara karşılık gelir. Hırsızlıkta (e) bendi, suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi hâlidir. Dolandırıcılıkta (f) bendi, bilişim sistemlerinin ya da banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması hâlini; (l) bendi ise failin kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumu çalışanı olarak tanıtması ya da bu kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi hâlini kapsar.
Askıya alma: iki ayrı yol
Maddenin en dikkat çekici yeniliği, tedbirin ilk adımının bir yargı merciine bırakılmamış olmasıdır. Yukarıdaki suçların işlendiği hususunda makul şüphe bulunması hâlinde, banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı, kendi kararıyla ilgili hesabı kırk sekiz saate kadar askıya alabilir (birinci fıkra).
Kanun bunu tek yol olarak da düzenlememiştir: dördüncü fıkra, "malî kurum tarafından askıya alınan veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri üzerine askıya alınan" hesaptan söz ederek ikinci bir yolu açıkça anar.
Birinci yol, ceza muhakemesindeki alışılmış kademelenmeden ayrılır. Üstelik sapma iki katlıdır: Ceza Muhakemesi Kanunu m.128'in dokuzuncu fıkrası, o madde kapsamındaki elkoymaya "ancak hâkim" karar verebileceğini söylerken, 128/A hem ilk adımı malî kuruma bırakmakta hem de gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde elkoyma için Cumhuriyet savcısına yetki tanımaktadır.
Kanun koyucu bunun karşılığında birkaç denge unsuru öngörmüştür: süre için "kırk sekiz saate kadar" diyerek bir üst sınır konmuş, işlem hesap hareketleriyle birlikte derhâl Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi zorunlu kılınmış, ayrıca hesap sahibine de bildirim öngörülmüştür. Hesap sahibine bildirim için kanunda ayrı bir süre yazılı değildir.
Maddenin altıncı fıkrası ise, askıya alma kararı veren gerçek ve tüzel kişilerin hukukî bakımdan sorumlu tutulamayacağını düzenler.
Hesabı askıya alınan kişinin başvuru yolu
Hesap sahibi, işlemin kaldırılması için Cumhuriyet başsavcılığına başvurabilir. Cumhuriyet savcısı bu başvuru hakkında yirmi dört saat içinde karar verir.
Buradaki yirmi dört saatin savcının karar verme süresi olduğunu vurgulamak gerekir; hesap sahibinin başvurusu için kanunda bir süre öngörülmemiştir. Savcının olumsuz kararı da yolun sonu değildir; elkoyma kararlarına karşı ceza muhakemesindeki kanun yolları saklıdır.
Bu yol pratikte önemlidir, çünkü bilişim dolandırıcılığı soruşturmalarında hesabı askıya alınan kişi her zaman şüpheli olmayabilir; paranın geçtiği zincirdeki bir hesap sahibi de tedbire muhatap olabilir.
Askıya almadan elkoymaya
Askıya alma geçici bir dondurmadır. Madde, buradan elkoymaya geçişi de kısa sürelere bağlamıştır:
Askıya alma süresi içinde, hesaptaki suça konu menfaate hâkim kararıyla, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının yazılı emriyle elkonulabilir. Hâkim kararı olmaksızın yapılan elkoyma yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim kararını elkoymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar; açıklamazsa elkoyma kendiliğinden kalkar.
Elkoyma da nihai bir sonuç değildir; malvarlığı değerinin kesin olarak kişinin mülkiyetinden çıkması müsadere kurumuyla gerçekleşir.
Maddenin uygulamadaki asıl anahtarı ise şu cümledir: bu madde uyarınca elkoyma yapılabilmesi için, Ceza Muhakemesi Kanunu m.128'de öngörülen rapor alma şartı aranmaz. M.128 kapsamındaki elkoymada, ilgisine göre Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Sermaye Piyasası Kurulu, Mali Suçları Araştırma Kurulu, Hazine Müsteşarlığı ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumundan suçtan elde edilen değere ilişkin rapor alınması gerekir; bu rapor en geç üç ayda hazırlanır ve özel sebepler zorunlu kıldığında, talep üzerine iki ay daha uzatılabilir. Bilişim dolandırıcılığında bu takvim, tedbirin amacını pratikte anlamsız kılacak uzunluktadır. 128/A, kapsamına giren üç suç bakımından bu şartı kaldırmıştır.
Paranın mağdura iadesi
Mağdur açısından maddenin en önemli hükmü beşinci fıkradır: elkonulan suça konu menfaatin suçtan zarar gören mağdura ait olduğunun anlaşılması hâlinde, soruşturma veya kovuşturma evresinde sahibine iade edilir.
Bu, iade için yargılamanın sonuçlanmasının ve hükmün kesinleşmesinin beklenmediği anlamına gelir. Bilişim dolandırıcılığı dosyalarında yargılamanın yıllar sürebildiği düşünüldüğünde, paranın kaynağının belirlenebildiği hâllerde bu hüküm mağdur bakımından belirleyicidir.
Malî kurumların bilgi verme yükümlülüğü
Maddenin yedinci fıkrası, soruşturmanın hızını doğrudan etkileyen bir yükümlülük getirir: Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısından istenen bilgi veya belgenin on gün içinde gönderilmesi zorunludur. Gönderilmemesi ya da eksik gönderilmesi hâlinde Cumhuriyet savcısı tarafından ilgili kuruma elli bin liradan üç yüz bin liraya kadar idarî para cezası verilir. Bu tutarlar, Kabahatler Kanunu m.17/7 uyarınca her takvim yılı başında yeniden değerleme oranında artırılarak uygulanır.
Aynı Kanun'la 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 60. maddesine de paralel bir tedbir eklenmiştir: hattın haberleşmesinin kesilmesi. Orada da yapılan işlem yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur, hâkim kararını kesilmeden itibaren kırk sekiz saatte açıklar, açıklamazsa tedbir kendiliğinden kalkar; karara rağmen kesme yapılmazsa aynı idarî para cezası aralığı uygulanır.
Henüz yerleşik uygulama yok
Hüküm yürürlüğe gireli kısa bir süre olduğu ve esas olarak soruşturma evresinde uygulandığı için, maddeye ilişkin yerleşik bir Yargıtay içtihadı henüz oluşmuş değildir. "Makul şüphe" ölçütünün malî kurumlar tarafından nasıl uygulanacağı, kırk sekiz saatlik sürenin başlangıç anının nasıl belirleneceği ve zincirleme transferlerde bildirimin nasıl işleyeceği gibi noktalar, zamanla verilecek kararlarla netleşecektir.
Bu Süreçte Bilinmesi Gerekenler
Maddedeki sürelerin çoğu saatle ölçülür: askıya alma için kırk sekiz saatlik üst sınır, hesap sahibinin başvurusu üzerine savcının karar süresi yirmi dört saat, hâkim onayına sunma yirmi dört saat, hâkimin karar açıklaması kırk sekiz saat. Kapsam üç suçla sınırlı olduğundan, somut olayın maddenin kapsamına girip girmediği ayrıca değerlendirilir. Askıya alma malî kurum bakımından bir yükümlülük değil, kanunun "karar verilebilir" dediği bir takdir yetkisidir.
Hesabını veya kartını başkasının kullanımına bıraktığı için soruşturmaya muhatap olanlar bakımından, 7589 sayılı Kanun'la Türk Ceza Kanunu m.158'e eklenen dördüncü fıkra gündeme gelebilir. Bu hükmün bir savunma değil, ceza indirimi olduğunu belirtmek gerekir: uygulanabilmesi kişinin suça iştirakinin sabit olmasını ve iştirakin yalnızca ödeme aracını veya hesap bilgilerini vermek fiiliyle sınırlı kalmasını gerektirir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. Bu maddede öngörülen sürelerin saatle işlediği dikkate alındığında, hesabı askıya alınan ya da dolandırıcılık nedeniyle zarara uğrayan kişilerin bir avukata danışmasında yarar vardır.