Tüm Makaleler
Ceza Hukuku4 dk okuma

Dolandırıcılık Davaları Artık Ağır Cezada Değil mi? 7571 Sayılı Kanun Ne Değiştirdi

Aralık 2025'te yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun'la nitelikli dolandırıcılık davaları asliye ceza mahkemelerine geçti. Devam eden dosyalar, geçiş hükümleri ve Anayasa Mahkemesi'nin Ağustos 2026'da yayımlanan kararı.

Aralık 2025'te yürürlüğe giren bir kanun değişikliği, uygulamada en yaygın karşılaşılan suç tiplerinden biri olan nitelikli dolandırıcılıkta yargılama düzenini değiştirdi: bu davalar artık kural olarak ağır ceza mahkemelerinde değil, asliye ceza mahkemelerinde açılıyor. Değişiklik 25 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlandı; Anayasa Mahkemesi denetiminden de geçerek, 7 Ağustos 2026'da yayımlanan kararla son hâlini aldı.

Ne Değişti?

24 Aralık 2025 tarihli 7571 sayılı Kanun, ağır ceza mahkemelerinin görevini düzenleyen 5235 sayılı Kanun'un 12. maddesinden "nitelikli dolandırıcılık (m. 158)" ibaresini çıkardı. Bu maddede sayılmayan suçlar, kanunun sistematiği gereği genel görevli mahkeme olan asliye ceza mahkemesinin görev alanına girer. Sonuç: değişiklikten sonra açılan nitelikli dolandırıcılık davaları, üç hâkimli ağır ceza heyeti yerine tek hâkimli asliye ceza mahkemesinde görülüyor.

Değişikliğin gerekçesinde iki amaç öne çıkıyor: dolandırıcılığın basit hâli (TCK 157) zaten asliye cezada görüldüğünden iki mahkeme arasında yaşanan görev uyuşmazlıklarının önüne geçmek ve bu davaların tek mahkeme çatısında toplanmasıyla uzmanlaşma sağlayarak yargılamaların makul sürede bitmesine katkıda bulunmak.

Bir noktanın altını çizmek gerekir: görevli mahkeme, isnat edilen suçların kanundaki cezasına göre belirlenir. Aynı dosyada nitelikli dolandırıcılıkla birlikte ağır ceza mahkemesinin görevine giren başka bir suçun isnat edildiği hâllerde görev değerlendirmesi somut dosyaya göre değişebilir. Ayrıca suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlendiğinin iddia edildiği dosyalarda, TCK 158/3 cezanın bir kat artırılmasını öngördüğünden, görevli mahkemenin belirlenmesi uygulamada ayrıca değerlendirilmesi gereken bir sorudur.

Devam Eden Dosyalar: Geçiş Hükmü

Kanun koyucu, görev değişikliğinin derdest dosyaları savurmaması için açık bir geçiş hükmü öngördü. 5235 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddeye göre; değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihte ağır ceza mahkemelerinde görülmekte olan davalarda veya istinaf ya da temyiz incelemesindeki dosyalarda, görevin değiştiği gerekçesiyle görevsizlik veya bozma kararı verilemez. Bu dosyalar kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar eski görev kurallarına göre — yani ağır cezada — görülmeye devam eder.

Buna karşılık, değişiklik tarihinde henüz dava açılmamış, soruşturma aşamasındaki dosyalar için özel bir hüküm yoktur: bu dosyalarda iddianame artık asliye ceza mahkemesine sunulur. Uygulamadaki ikili görünümün — aynı suçtan bir dosyanın ağır cezada, diğerinin asliye cezada görülmesinin — sebebi bu geçiş düzenidir ve geçicidir.

Anayasa Mahkemesi Ne Dedi?

Değişiklik yürürlüğe girer girmez üç ayrı asliye ceza mahkemesi, kuralın Anayasa'ya aykırı olduğu iddiasıyla itiraz yoluna başvurdu. İtirazların özü şuydu: ağır ceza mahkemeleri heyet hâlinde çalışır, bu suç tipinde uzmanlaşmıştır; yargılamanın tek hâkime bırakılması sanığı usul güvencelerinden yoksun bırakır ve doğal hâkim ilkesini zedeler.

Anayasa Mahkemesi, 13 Mayıs 2026 tarihli kararıyla (E. 2026/10, K. 2026/111; RG 7.8.2026) görev değişikliğine yönelik itirazları oybirliğiyle reddetti. (Geçiş hükmüne yönelik itiraz ise esasa girilmeden, başvuran mahkemenin o hükmü uygulayacak konumda olmaması nedeniyle ilk incelemede reddedilmişti; geçiş hükmünün anayasallığı ayrıca incelenmedi.) Kararın üç dayanağı özetle şöyledir:

  1. Takdir yetkisi: Bir davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesi, anayasal sınırlar içinde kalmak kaydıyla kanun koyucunun takdirindedir; görev uyuşmazlıklarını gidermeye ve yargılamayı hızlandırmaya yönelik düzenleme kamu yararına hizmet eder.
  2. Adil yargılanma güvenceleri: Savunma hakkı, delillerin tartışılması, çelişmeli yargılama ve aleniyet asliye ceza yargılamasında da aynen geçerlidir; yargılamanın tek hâkimle yürütülmesi tek başına daha güvencesiz bir yargılama anlamına gelmez. Güvencelere aykırılık iddiaları istinaf ve temyizde denetlenebilir.
  3. Doğal hâkim ilkesi: Kural belirli bir kişiye veya olaya özgü mahkeme yaratmamakta, kapsamına giren tüm davalara genel olarak uygulanmaktadır; bu nedenle doğal hâkim ilkesine aykırılık yoktur.

Mahkeme, kuralın yürürlüğünün durdurulması talebini de reddetti. Böylece görev değişikliğine ilişkin anayasallık tartışması kapanmış oldu.

Uygulamada Ne Anlama Geliyor?

Sanık ve yakınları için: Yeni açılan bir nitelikli dolandırıcılık dosyasında muhatap artık asliye ceza mahkemesidir. Yargılamayı heyet değil tek hâkim yürütür; buna karşılık istinaf ve temyiz yolları ile savunmaya ilişkin bütün usul güvenceleri aynen devam eder. Suçun cezası değişmemiştir: bilişim sistemlerinin ya da banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığı hâllerde ceza yine dört yıldan on yıla kadar hapis ve suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olmamak üzere adli para cezasıdır.

Devam eden dosyalar için: Dosyası değişiklikten önce ağır cezada açılmış olanlar için bir şey değişmez; dava ağır cezada biter. Temmuz 2026'da yürürlüğe giren TCK 158/4 indirimi nedeniyle bölge adliye mahkemesinden bozularak ilk derece mahkemesine dönen dosyalar da geçiş hükmü gereği ağır cezada görülmeye devam eder.

Mağdurlar için: Suç duyurusu yine Cumhuriyet başsavcılığına yapılır; bu yazının konusu olan görev düzenlemesi mağdurun başvuru yolunu değiştirmez. Değişen, iddianamenin sunulacağı mahkemedir. (7571 sayılı Kanun'un soruşturma tedbirlerine ilişkin diğer yenilikleri ayrı bir yazının konusudur.)

Bu değişiklik, aynı alandaki iki güncel düzenlemeyle birlikte okunmalıdır: hesabını veya kartını kullandıranlara yarı oranında indirim getiren TCK 158/4 düzenlemesi ve sahte sitelerle mücadelede mağdurun başvuru yollarını ele aldığımız kapsamlı rehber. Kanun koyucunun dolandırıcılık alanını 2025-2026'da art arda üç hamleyle yeniden düzenlediği görülüyor.

Bu Süreçte Bilinmesi Gerekenler

Görev kuralları kamu düzenindendir ve yargılamanın her aşamasında gözetilir; somut dosyada görevli mahkemenin belirlenmesi, isnat edilen suçların tamamına ve dosyanın açılış tarihine göre değişebilir. Dosyası devam edenlerin, hangi görev rejimine tabi olduklarını bilmesi savunma planlaması bakımından önem taşır.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. Görevli mahkeme değerlendirmesi somut dosyadaki isnatlara göre değişir; devam eden bir dosyanız varsa bir avukata danışmanızı öneririz.