TBB'nin Yapay Zekâ Rehberi 'Tavsiye' Diyor — Ama Özen Ölçüsünü Yazıyor
TBB Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komisyonu'nun 2026 tarihli rehberi kendini tavsiye olarak tanımlıyor. Buna karşılık uydurma içtihat sunmayı mesleki özenin ağır ihlali sayabiliyor. Bir disiplin veya tazminat dosyasında bu metnin işlevi ne olur?
TBB'nin Yapay Zekâ Rehberi "Tavsiye" Diyor — Ama Özen Ölçüsünü Yazıyor
Bir tazminat veya disiplin dosyasında "makul bir avukat ne yapardı" sorusu sorulduğunda, karşı taraf artık bu soruya cevap veren yazılı bir metne işaret edebilecek. Metnin başlığında "tavsiye" yazması, dosyada kullanılmasını engellemiyor; hangi adımların atılmadığını göstermesini kolaylaştırıyor.
Türkiye Barolar Birliği Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komisyonu'nun hazırladığı "Avukatlar İçin Yapay Zekâ Kullanımı Tavsiye Rehberi", 2026 yılında yayımlandı. Ön sözü TBB Başkanı Av. R. Erinç Sağkan, sunuşu Komisyon Sözcüsü Av. Dr. Resul Göksoy imzalıyor. Metin, 14-15 Şubat 2026'da Ankara'da yapılan "Yapay Zekâ ve Avukatlık Çalıştayı"nın ürünü olarak sunuluyor. On altı bölüm, dört uygulama eki, örnek sözleşme ve büro politikası maddeleri içeriyor.
TBB yapay zekâ rehberi bağlayıcı mı?
Rehberin 16. bölümü tek cümleyle cevap veriyor: "Bu Rehber, yayım tarihinden itibaren tavsiye niteliğinde esas alınır." Aynı bölüm metnin TBB tarafından gerekli hallerde gözden geçirileceğini de kaydediyor.
İki noktayı doğru koymak gerekiyor. Birincisi, metin bir Komisyon çalışması olarak sunuluyor; TBB Yönetim Kurulu kararı olarak takdim edilmiyor. İkincisi, dayanağını genel çerçevede kuruyor: 1. bölüm, rehberin Avukatlık Kanunu, TBB Meslek Kuralları, mesleğe ilişkin yönetmelikler, disiplin hukuku ilkeleri, 6698 sayılı Kanun ve ikincil düzenlemeler, sır saklama yükümlülüğü, reklam yasağı ile özen ve sadakat borcuyla "bağdaşacak şekilde yorumlanacağını" söylüyor. Belirli bir madde numarasına dayandırılmış bir metin değil.
Disiplin boyutunda da ölçülü bir cümle var — ama 16. bölümde değil, araç seçimini düzenleyen 10. bölümde: "Salt yapay zekâ kullanımı disiplin yaptırımı sebebi sayılmamalı; yaptırım değerlendirmesi somut ihlal, zarar, kusur, veri güvenliği ihlali veya mesleki özen eksikliği üzerinden yapılmalıdır." Yani aracı kullanmak başlı başına kusur değil. Kusur, kullanım biçiminde aranıyor.
Rehber hangi kullanımları yasak sayıyor?
Dördüncü bölüm, kullanımı risk temelli dört gruba ayırıyor: serbest yardımcı kullanımlar, sınırlı ve kontrollü kullanımlar, özel güvenceye ve gerekli hallerde onama bağlı kullanım, bir de yasak kullanım şekilleri. Sınıflandırma ölçütleri sayılmış: veri türü, müvekkil üzerindeki etki, hukuki sonuca yakınlık, aracın kapalı veya açık sistem olması, yurt dışına aktarım ihtimali.
- Serbest yardımcı kullanım: genel mevzuat başlığı araştırması, anonim konu planı, dil sadeleştirme, kamuya açık metin özetleme, takvim yardımı. Asgari güvence: müvekkil verisi girilmez, çıktı nihai hukuki görüş sayılmaz, kaynak teyidi yapılır.
- Sınırlı ve kontrollü kullanım: dilekçe veya sözleşme ilk iskeleti, anonimleştirilmiş belge özeti, içtihat ön elemesi, müvekkil e-postası taslağı. Veri maskeleme, onaylı araç, insan denetimi, kayıt ve ikinci göz incelemesi aranıyor.
- Özel güvenceye ve onama bağlı kullanım: hassas veri içeren belge inceleme, dava/icra dosyası evrakı analizi, sağlık, adli sicil, vergi bilgileri, ticari sır. Kapalı sistem, yazılı yetkilendirme, KVKK kontrolü, yurt dışı aktarım analizi, erişim sınırı ve loglama zorunlu tutuluyor.
- Yasak kullanım şekilleri: yedi başlık altında toplanmış. Müvekkil sırrına ve kişisel verilere aykırı kullanımlar; insan denetimini ortadan kaldıran kullanımlar; mahkemeye karşı dürüstlüğe aykırı kullanımlar; reklam yasağına, avukatlık tekeline ve mesleğin saygınlığına aykırı kullanımlar; ayrımcılık, profilleme ve manipülasyon riski taşıyanlar; ücretlendirme ve bilgilendirme bakımından sakıncalı olanlar; hukuk teknolojisi geliştirme süreçlerinde veri seti oluşturmaya ilişkin olanlar.
Bu son grubun içinden iki tanesi ayrıca dikkat çekiyor. Rehber, UYAP, mahkeme kararları ve icra dosyası içeriklerinin yetkisiz biçimde ve anonimleştirme yapılmaksızın hukuk teknolojisi sistemlerine aktarılmamasını istiyor. Ayrıca yargı mensuplarının kimlik verileri kullanılarak kararlarının profillenmesini, puanlanmasını veya belirli bir dosyada verecekleri kararın öngörülmeye çalışılmasını mesleki faaliyet bakımından sakıncalı sayıyor.
Müvekkil verisi yapay zekâya girilebilir mi?
Beşinci bölümün çıkış cümlesi net: sır saklama yükümlülüğü, yapay zekâ aracına veri girilmesiyle ortadan kalkmaz veya hafiflemez.
Buradaki asıl teknik katkı, anonimleştirmenin nasıl anlaşılacağına ilişkin. Rehber şunu yazıyor: "anonimleştirme yalnızca isim ve kimlik numarası silmekten ibaret değildir; olay tarihi, yer, tutar, şirket unvanı, dava türü, ilişki ağı ve benzersiz vakıalar da değerlendirilir." Onuncu bölümde aynı fikir tekrar ediliyor ve gerekçesi ekleniyor: bu unsurlar kimliği belirlenebilir kılabileceğinden birlikte değerlendirilir.
Uygulamada bunun sonucu şu: bir dosyayı "adı çıkardım, artık anonim" diyerek açık bir araca yüklemek, rehberin ölçütüne göre anonimleştirme sayılmıyor. Tarih, tutar ve unvanın birlikte bulunduğu bir özet, ad geçmese de dosyayı teşhis edilebilir kılabilir. Müvekkil tarafındaki veri güvenliği tartışmasının daha genel çerçevesi için avukat–yapay zekâ ilişkisinde veri güvenliği başlıklı yazıya bakılabilir.
Beşinci bölüm ayrıca beş aşamalı bir uyum adımı tablosu veriyor: veri girişi öncesi sınıflandırma, maskeleme, araç kontrolü, aktarım kontrolü ve kullanım sonrası silme/kayıt. Ceza, çocuk, aile, sağlık, sığınma-göç dosyaları ile ticari sır ve sermaye piyasası işlemleri "yüksek hassasiyetli kullanım alanları" sayılıyor; bu alanlarda şartlar sağlanmıyorsa kullanımın genel araştırma ve anonim konu planlamasıyla sınırlı tutulması isteniyor.
Çevrimiçi araçlarda KVKK m.9 nasıl devreye giriyor?
Rehber, çevrimiçi dil modeli hizmetlerinde verinin çoğunlukla yurt dışındaki altyapılarda işlendiğini kaydediyor ve şunu söylüyor: "Bu hâllerde, KVKK 9. madde çerçevesinde yeterlilik kararı, uygun güvenceler (ör. standart sözleşme/taahhütname) veya arızi hâller değerlendirilmeden kişisel veri içeren girdi kullanılamaz."
Bu üçlü ayrım, 6698 sayılı Kanun'un 2 Mart 2024 tarihli 7499 sayılı Kanun'la değiştirilen 9. maddesinin kurgusunu izliyor. Madde, yurt dışına aktarımı önce Kurul'un vereceği yeterlilik kararına bağlıyor (f.1-2). Yeterlilik kararı yoksa, m.5 ve m.6 şartlarından birinin varlığı ve ilgilinin o ülkede haklarını kullanma imkânı bulunması kaydıyla uygun güvencelerden biri aranıyor: uluslararası sözleşme niteliğinde olmayan anlaşma ve Kurul izni, bağlayıcı şirket kuralları, Kurul'ca ilan edilen standart sözleşme, ya da taahhütname ve Kurul izni (f.4). Standart sözleşme imzalanmasından itibaren beş iş günü içinde Kurum'a bildiriliyor (f.5). Bunların hiçbiri sağlanamıyorsa altıncı fıkradaki arızi haller kalıyor — ve maddenin lafzı bunu "arızi olmak kaydıyla" diye sınırlıyor; süreklilik gösteren bir iş akışını taşıyacak bir zemin değil.
Rehberin buradaki tavsiyesi mimari düzeyde. Hassas dosyalarda müvekkil verisini doğrudan modele eğitim verisi olarak vermek yerine, "veriyi büro denetimindeki kapalı bir bilgi deposunda tutup sorgu anında getiren (RAG benzeri) yaklaşımlar tercih edilir." Mümkün olduğunda veri lokasyonu belirli, kapalı veya yerel (on-premise) çalışan, denetim izi bırakan sistemler öneriliyor. Açık ve genel amaçlı sistemlere kimliği belirlenebilir müvekkil verisi girilmemesi isteniyor.
Yapay zekâ çıktısı nasıl doğrulanır?
Altıncı bölüm beş doğrulama alanı sayıyor ve her birine bir kontrol bağlıyor:
- Mevzuat doğrulaması — madde numarası, yürürlük durumu, değişiklik tarihi ve uygulanabilirlik resmi kaynaklardan kontrol edilir.
- İçtihat doğrulaması — esas/karar numarası, tarih, daire/kurul, karar sonucu ve olay benzerliği bağımsız kaynaktan doğrulanır.
- Vakıa doğrulaması — yapay zekânın eklediği her olay, tarih, kişi, tutar ve delil dosya içeriğiyle karşılaştırılır.
- Mantık ve strateji denetimi — çıktının müvekkil menfaatine, dava stratejisine, ispat yüküne ve usul ekonomisine uygunluğu değerlendirilir.
- İkinci göz — yüksek riskli dosyalarda başka bir avukat tarafından kontrol yapılır.
Bölümün kapanışı, metnin en çok alıntılanacak cümlelerinden: "Avukatın yapay zekâdan yararlanması, özen yükümlülüğünü azaltmaz, denetim ve doğrulama yükümlülüğünü artırır." Aynı yerde, aracın kendinden emin üslubunun doğruluk göstergesi sayılamayacağı da kayda geçiriliyor.
Uydurma içtihat sunulursa ne olur?
Yedinci bölüm, mahkemeye ve yargı mercilerine karşı dürüstlüğü ayrı başlık yapıyor. Avukatın, yapay zekâdan elde ettiği hiçbir mevzuat hükmünü, içtihadı, atfı veya maddi vakıayı resmî ve güvenilir kaynaktan teyit etmeden mahkemeye, hakeme, arabulucuya veya idari mercilere sunamayacağı yazılı. Ardından metnin en ağır ifadesi geliyor: "Uydurma (halüsinasyon) içtihat veya atıf sunulması, somut olayın özelliklerine göre mesleki özen yükümlülüğünün ağır ihlali olarak değerlendirilebilir."
Aynı bölüm, beyan yükümlülüğü bulunmasa dahi avukatın sunduğu içeriğin doğruluğundan bizzat sorumlu olduğunu; hatalı çıktı sonradan fark edilirse ilgili mercii bilgilendirme ve düzeltme imkânlarının ivedilikle değerlendirileceğini ekliyor. On ikinci bölüm bunu büro içi bir olay müdahale prosedürüne bağlıyor.
"Tavsiye" niteliğindeki bir metin özen ölçüsünü belirleyebilir mi?
Asıl tartışma burada. Rehber kendini bağlayıcı saymıyor ve salt kullanımı disiplin sebebi görmüyor. Buna karşılık ölçülebilir davranış standartları yazıyor: kaynak teyidi, maskeleme, ikinci göz, kayıt tutma, tedarikçi inceleme soruları, yurt dışı aktarım analizi. Bir zarar doğduğunda tartışılacak soru, kusurun tanımı olacak — ve kusur, "gereken özenin gösterilmemesi" üzerinden kurulan bir kavram.
Bu noktada abartmamak gerekiyor. Rehberin kendisi bir hukuk kaynağı yaratmıyor; mevcut yükümlülüklerin yapay zekâ bağlamında nasıl okunacağını öneriyor. Bir yargılamada bu metnin doğrudan uygulanacak bir kural olarak değil, olsa olsa mesleki teamülü ve beklenen davranışı gösteren bir yorum unsuru olarak gündeme gelmesi beklenir; buna hangi ağırlığın verileceği de her dosyanın kendi koşullarına bağlıdır. Türk yargı kararlarında bu rehbere yapılmış bir atıfa, bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla ulaşılamamıştır. Dolayısıyla burada söylenebilecek olan şudur: rehber bağlayıcı değildir ve kendiliğinden bir özen ölçüsü kurmaz; bu nitelikteki bir metnin somut bir uyuşmazlıkta hangi ağırlıkla dikkate alınacağı, o dosyanın koşullarına ve tartışmayı yürüten mercie bağlıdır.
Yapay zekâ kullanan avukatın ücreti düşer mi?
Sekizinci bölüm bu soruyu tek cümleyle kapatıyor: "Yapay zekâdan yararlanılması, avukatlık ücretinde otomatik indirim sebebi değildir." Gerekçesi de metinde: hizmetin değeri, araçla harcanan süreden bağımsız olarak hukuki bilgi, sorumluluk, strateji, risk yönetimi, temsil yetkisi ve mesleki özen unsurlarına dayanır.
Ters yönde de bir sınır konmuş. Olağan teknoloji giderleri müvekkile ayrıca ve belirsiz biçimde yansıtılamaz; müvekkile özgü olağan dışı araç veya veri işleme maliyetleri ancak önceden bilgilendirme ve ücret/masraf anlaşmasıyla gündeme gelebilir. Yasak kullanım listesinde ayrıca, yapay zekânın kazandırdığı sürenin fiilen harcanmış süre gibi faturalandırılmaması yer alıyor.
Aynı bölüm reklam yasağıyla kesişimi de kuruyor. Yapay zekâ kullanıldığı gerekçesiyle "garantili sonuç", "insansız danışmanlık", "en hızlı dava çözümü", "mahkeme sonucunu tahmin eder", "kesin kazanma analizi" veya benzeri yanıltıcı beyanlarda bulunulamayacağı; yapay zekânın avukatlık tekelini aşan biçimde bağımsız hukuki danışman gibi sunulamayacağı yazılı.
Mesleki sorumluluk sigortası yapay zekâ hatasını karşılar mı?
On beşinci bölüm, rehberin en az konuşulan ama en somut uyarısını taşıyor. Avukatın, mevcut poliçesinin yapay zekâ kaynaklı hatalı çıktı, uydurma içtihat/atıf ve veri ihlali risklerini kapsayıp kapsamadığını; poliçede açık bir dışlama veya kapsam hükmü bulunup bulunmadığını denetlemesi isteniyor. Ardından: "Poliçenin sessiz kaldığı (gri) hâllerde teminat ihtilaflıdır" — ve avukatın, kapsamın her iki yönde de açıkça yazılması için sigortacısından yazılı netlik talep etmesi öneriliyor.
Bir de bağlantı kuruluyor: abartılı yapay zekâ iddiaları ("AI-washing", garantili sonuç beyanları) somut olayın ve poliçe hükümlerinin özelliklerine göre sigorta kapsamı dışında kalabilir. Yani reklam yasağına aykırı bir tanıtım cümlesi, bir gün teminat tartışmasının da konusu olabilir.
Kaynak: Türkiye Barolar Birliği Bilişim ve Teknoloji Hukuku Komisyonu, Avukatlar İçin Yapay Zekâ Kullanımı Tavsiye Rehberi, 2026. Tam metin: https://d.barobirlik.org.tr/2026/yapayzekatavsiyerehberi.pdf — Duyuru: https://www.barobirlik.org.tr/Haberler/tbb-avukatlikta-yapay-zeka-kullanimina-iliskin-tavsiye-rehberini-yayimladi-86648
Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; belirli bir uyuşmazlığa ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Rehber, kendi 16. bölümü uyarınca gerekli hallerde gözden geçirilebilir; alıntılar 3 Eylül 2026 tarihli metne dayanmaktadır.