Tüm Makaleler
Borçlar Hukuku5 dk okuma

Kanuni Faiz Nasıl Hesaplanıyor? 2026'da Yeniden Yazılan Madde

Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesi 31 Temmuz 2026'da yeniden yazıldı. Oran artık Merkez Bankası'nın reeskont oranının yüzde sekseni; yıl ortasında beş puanlık bir sapma varsa ikinci yarı için yeniden belirleniyor. Bu oran temerrüt faizine de doğrudan yansıyor.

Kanuni Faiz Nasıl Hesaplanıyor? 2026'da Yeniden Yazılan Madde

Bir alacak davasında hükmedilen rakamın yanına eklenen faiz, çoğu zaman ana paranın kaderini belirler. Sorulan soru ise genellikle tek bir şeydir: "bu yıl oran kaç?"

Oysa oran sabit değil; dışarıdaki bir veriye bağlı olduğu için yıldan yıla, kimi hâllerde yıl içinde bile değişebiliyor. Rakamdan daha uzun ömürlü olan, o rakamı üreten formüldür. Ve o formül 31 Temmuz 2026'da yeniden yazıldı — bu yazının konusu da rakam değil, formül.

Değişiklik boşlukta doğmadı. Anayasa Mahkemesi, 22 Temmuz 2025 tarihli kararıyla (E.2024/24, K.2025/164; Resmî Gazete 1 Aralık 2025) maddenin önceki hâlini — yıllık sabit oran ve Cumhurbaşkanına bu oranı en fazla bir katına kadar artırma yetkisi veren düzenlemeyi — sözleşmeden kaynaklanmayan borç ilişkileri yönünden Anayasa'ya aykırı bulmuş, iptal hükmünün yayımdan dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermişti. Sabit bir rakam, alacağın değer kaybını telafi edecek bir mekanizma içermiyordu. Kanun koyucu, iptalin yürürlüğe gireceği tarihten önce maddeyi bir rakama değil, değişken bir ölçüye bağlayarak yeniden yazdı.

Bugünkü kural

Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 1. maddesi, 7589 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle değiştirildi ve bugünkü hâli şu:

"[11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı] Türk Borçlar Kanunu ile [13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı] Türk Ticaret Kanununa göre faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse bu ödeme yıllık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden yapılır. Söz konusu reeskont oranı, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık günü uygulanan reeskont oranından beş puan veya daha çok farklı ise, yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur."

Madde, kanunun kendi değişiklik listesinde de 31 Temmuz 2026 tarihiyle kayıtlı.

Formülün üç parçası

Metin tek cümle gibi görünse de içinde üç ayrı kural var ve üçü de sonucu etkiler.

Birincisi, dayanak: Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı. Kanun kendi bir oran belirlemiyor; dışarıdaki bir orana bağlanıyor.

İkincisi, çarpan: bu oranın yüzde sekseni. Kanuni faiz, reeskont oranının kendisi değil, o oranın beşte dördüdür. Bu ayrıntı atlandığında hesap doğrudan yanlış çıkar.

Üçüncüsü, tarih: önceki yılın 31 Aralık günü. Yıl boyunca uygulanacak oran, o yılın değil, bir önceki yılın son gününün oranından türer. Yani Mart ayında yapılan bir hesap, geçen 31 Aralık'ta geçerli olan reeskont oranına bakar.

Yıl ortasındaki beş puan kuralı

Maddenin ikinci cümlesi, yıl ortasında işleyen bir düzeltme mekanizması kuruyor.

Reeskont oranı, 30 Haziran günü itibarıyla, önceki yılın 31 Aralık'ında uygulanan orandan beş puan veya daha çok farklıysa, yılın ikinci yarısı için 30 Haziran'da belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olur.

Bunun iki sonucu var.

Birincisi, bir yıl içinde iki farklı kanuni faiz oranı uygulanabilir: 1 Ocak–30 Haziran arası için bir oran, 1 Temmuz–31 Aralık arası için başka bir oran.

İkincisi, eşik beş puandır — yüzde beş değil, beş puan. Dört puanlık bir sapma bu mekanizmayı çalıştırmaz; oran yıl boyunca sabit kalır.

Uzun süren bir alacak davasında faiz hesabı, bu nedenle tek bir oranla değil, dönem dönem yapılmak zorundadır.

2026 yılı için bir kırılma daha var: 7589 sayılı Kanun'da bu madde için geçiş hükmü bulunmadığından, 31 Temmuz 2026'dan önceki günler için maddenin önceki hâline göre belirlenen oran, bu tarihten sonraki günler için ise yeni formül uygulanır; yeni formülün 2026'nın kalan bölümünde baktığı tarih 31 Aralık 2025'tir.

Aynı oran temerrüt faizine de yansıyor

  1. maddedeki değişiklik yalnız kanuni faizi ilgilendirmiyor. 2. maddenin birinci fıkrası temerrüt faizini doğrudan bu orana bağlıyor:

"Bir miktar paranın ödenmesinde temerrüde düşen borçlu, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, geçmiş günler için 1 inci maddede belirlenen orana göre temerrüt faizi ödemeye mecburdur."

Yani 1. maddede belirlenen oran neyse, sözleşmede ayrıca oran kararlaştırılmamış temerrüt faizi hesabı da onu izler.

Ticari işler bakımından 2. maddenin ikinci fıkrası ayrı bir imkân tanımaya devam ediyor: Merkez Bankası'nın önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı yukarıdaki miktardan fazlaysa, arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi bu oran üzerinden istenebilir. Aynı fıkra, avans faiz oranı için de 30 Haziran'daki beş puanlık düzeltme kuralını tekrarlıyor.

Üçüncü fıkra bir taban koyuyor: temerrüt faizi sözleşmede kararlaştırılmamışsa ve akdi faiz miktarı yukarıdaki miktarın üstündeyse, temerrüt faizi akdi faiz miktarından az olamaz.

Sınırlar ve istisnalar

  1. madde, bileşik faize kapıyı kapatıyor: "Kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez." İkinci fıkra Türk Ticaret Kanunu hükümlerini saklı tutuyor.

  2. madde, diğer kanunlarda daha yüksek temerrüt faizi öngören hükümleri saklı tutuyor. Yani 3095 sayılı Kanun genel kuraldır; özel kanunlarda başka oran varsa o uygulanır.

4/a maddesi yabancı para borçlarını ayırıyor: sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmamışsa, yabancı para borcunun faizinde "Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı" uygulanır.

Cari oran neden bu yazıda yok

Bu yazıda cari kanuni faiz oranı yazılı değil ve bu bilinçli bir tercih.

Oran, kanunun kendisinden değil, Merkez Bankası'nın belirlediği reeskont oranından türüyor; üstelik yıl içinde ikinci kez değişebiliyor. Hesabın doğru olması, rakamın hesap anında kaynağından alınmasına bağlıdır.

Doğru olan, formülü bilmek ve hesabın yapıldığı döneme ait reeskont oranını kaynağından almaktır: hesap için gereken veri, ilgili tarihte Merkez Bankası'nca kısa vadeli kredi işlemlerinde uygulanan reeskont oranıdır.

Faizin oranı kadar ne zaman başladığı da belirleyicidir ve bedensel zarar ile destekten yoksun kalma tazminatlarında bu konu aynı kanunla yeniden düzenlendi: tazminatta faiz ne zaman başlar.

Bu Süreçte Bilinmesi Gerekenler

Kanuni faiz, reeskont oranının kendisi değil, yüzde seksenidir.

Dayanak tarih önceki yılın 31 Aralık günüdür; cari yılın oranı değildir.

30 Haziran'da beş puan veya daha çok sapma varsa, yılın ikinci yarısı için oran yeniden belirlenir — bir yılda iki oran uygulanabilir.

Eşik beş puandır, yüzde beş değil.

Aynı oran temerrüt faizine de yansır; 2. madde temerrüt faizini 1. maddedeki orana bağlar.

Ticari işlerde avans faizi seçeneği, daha yüksekse sözleşme olmasa bile istenebilir.

Bileşik faiz yasaktır (Türk Ticaret Kanunu hükümleri saklıdır); diğer kanunlardaki daha yüksek oranlar da saklıdır.


Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş ya da mali tavsiye niteliği taşımaz. Faiz oranı her yıl ve kimi hâllerde yıl içinde değiştiğinden, hesaplama yapılırken ilgili döneme ait reeskont oranı esas alınmalıdır.

Bu yazıyı paylaş