Tüm Makaleler
Gayrimenkul ve İdare3 dk okuma

Kamulaştırmasız El Atma Tazminatının İcrasında İdarenin Teminatsız Erteleme Ayrıcalığı İptal Edildi

Anayasa Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma tazminatlarının icrasında idareye tanınan teminatsız erteleme ayrıcalığını iptal etti. Karar ne diyor, malikler için ne değişti, devam eden icra takiplerinde nasıl kullanılır?

Anayasa Mahkemesi'nin 7 Ağustos 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan kararı, kamulaştırmasız el atma tazminatlarının tahsilinde idare lehine 2022'de getirilmiş bir usul ayrıcalığını ortadan kaldırdı. Konuyu somutlaştıralım: idare, kamulaştırma yapmadan ve bedel ödemeden bir taşınmaza fiilen el koymuş; uzun süren bir dava sonunda mahkeme malik lehine tazminata hükmetmiş; malik icra takibi başlatmış. Bu noktada idare, kararı kanun yoluna taşıdığını belirterek hiçbir teminat göstermeden icranın geri bırakılmasını talep edebiliyor ve icra mahkemesi bu yönde karar verebiliyordu; malik de kanun yolu incelemesi bitene kadar bekliyordu. İptal edilen kural tam olarak buydu.

Kural neydi?

İcra ve İflas Kanunu'nun 36. maddesi, aleyhine karar verilen ve kanun yoluna başvuran borçluya bir imkân tanır: hükmedilen tutarı depo eder ya da teminat gösterirse, karar kesinleşinceye kadar icranın geri bırakılmasını isteyebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, borçlu Devlet ise teminat şartını kaldırır.

2022 yılında Kamulaştırma Kanunu'na eklenen ek 4. maddenin ikinci fıkrası, bu muafiyeti Kamulaştırma Kanunu uyarınca yapılan bütün icra takiplerinde idare lehine genişletti. Böylece belediyeler, il özel idareleri ve diğer kamu tüzel kişileri de kamulaştırma ilişkisinden doğan bir alacak için aleyhlerine başlatılan takipte teminat göstermeden erteleme talep edebilir hâle geldi.

Anayasa Mahkemesi ne dedi?

Bursa 4. İcra Hukuk Mahkemesi, kamulaştırmasız el atma tazminatına ilişkin bir icranın geri bırakılması davasında bu kuralı Anayasa'ya aykırı buldu ve itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı.

Mahkeme, 13 Mayıs 2026 tarihli kararıyla (E. 2026/24, K. 2026/106) kuralı, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tazminat davaları yönünden Anayasa'nın 13., 35. ve 46. maddelerine aykırı bularak oyçokluğuyla iptal etti. Kararın gerekçesi üç noktada toplanıyor:

  1. Kamulaştırmasız el atma, Anayasa'ya açıkça aykırı bir müdahaledir. Anayasa'nın 46. maddesi, özel mülkiyetteki taşınmazın ancak gerçek karşılığı peşin ödenerek kamulaştırılabileceğini söyler. İdare bu usulü hiç işletmeden el atmışsa, sonradan tazminat ödemesi kamulaştırmanın yerine geçen bir yol değildir; yalnızca bir telafidir.

  2. Telafinin gerçek olması için bedelin bir an önce ödenmesi gerekir. Mahkeme, hükmedilen tazminatın ödenmesini geciktiren düzenlemenin, zaten ihlal edilmiş olan peşin ödeme güvencesini daha da ağırlaştırdığını; üstelik erteleme süresince paranın değer kaybını telafi edecek bir mekanizmanın da öngörülmediğini vurguladı.

  3. İdarenin kendi hukuka aykırılığının sonuçlarına malik katlanamaz. Kural, malikin alacağına kavuşmasını zorlaştırırken idareye teminatsız bir koruma sağlıyordu. Mahkeme bunu, kamu yararı ile bireysel yarar arasındaki makul dengeyi bozan, orantısız bir sınırlama olarak nitelendirdi.

Bir üye karşıoy yazdı: kuralın idareye maddi hukukta ayrıcalık tanımadığını, yalnızca kesinleşmeye kadar süren ve icra mahkemesinin denetimine tabi geçici bir usul düzenlemesi olduğunu, Devlet için zaten var olan muafiyetin Kamulaştırma Kanunu kapsamına taşınmasından ibaret bulunduğunu ve paranın değer kaybının faizle karşılandığını savundu. Çoğunluk bu görüşe katılmadı.

Uygulamada ne değişti?

Malikler için: Kamulaştırmasız el atma tazminatına ilişkin bir icra takibinde idare bundan sonra icranın geri bırakılmasını isterse, genel kural devreye girer: İcra ve İflas Kanunu m.36'daki teminat şartı gündeme gelir. Devletin kendisi için m.36'nın ikinci fıkrasındaki muafiyet ayrı bir kural olarak yerinde durur; icra uygulamasında bu muafiyetteki "Devlet" kavramı dar yorumlandığından iptal kararının asıl pratik etkisi belediyeler ve diğer kamu tüzel kişileri yönündendir. Somut takipte hangi idarenin borçlu olduğu ve talebin hangi aşamada yapıldığı, sonucu belirleyen unsurlardır.

Kararın kapsamı: İtiraz yolunda Anayasa Mahkemesi yalnızca önündeki davada uygulanacak kuralı inceleyebildiğinden iptal, kamulaştırmasız el atma tazminat davalarıyla sınırlı kaldı. Kamulaştırma bedelinin tespiti gibi diğer dava türleri yönünden kural metinde ve yürürlükte durmaya devam ediyor.

Yürürlük: İptal kararı, Resmî Gazete'de yayımlandığı 7 Ağustos 2026 tarihinde yürürlüğe girdi; Mahkeme ayrıca bir erteleme süresi belirlemedi.

Bu karar, yol, altyapı ve imar uygulamaları sırasında taşınmazlarına fiilen el atılan malikler için, kazanılan davanın icra aşamasında önemli bir dengeleyici. Taşınmaz maliklerinin idare ve müteahhit karşısındaki konumuna dair diğer yazılarımızla birlikte okunabilir.

Bu Süreçte Bilinmesi Gerekenler

Kamulaştırmasız el atma davaları, dava açma külfetinin malikte olduğu ve sürecin uzun sürebildiği dosyalardır; kazanılan davanın icrası da ayrı bir aşamadır ve bu aşamadaki usul kuralları alacağa ne zaman kavuşulacağını belirler. Devam eden bir icra takibinde iptal kararının etkisi, takibin aşamasına ve tarafların durumuna göre değişir.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş yerine geçmez. İcra takibine ilişkin usul kuralları takibin aşamasına ve tarafların durumuna göre değişir; devam eden bir dosyanız varsa bir avukata danışmanızı öneririz.